“OYUN HIRSIZI- BİR AŞK MASALI” ADLI ÇOCUK OYUNUMUZUN İKİNCİ BÖLÜMÜ.

Nisan 12, 2020 0 Yazar: admin

KAHRAMAN: Hadi gelin güzel prensesim sizinle biraz şu karşıdaki nehri izleyip sohbet edelim.

PRENSES ŞİİR: Tabii bu yaramazlar sohbet etmemize izin verirlerse.

(Prenses Şiir ve Kahraman’la senkronize bir şekilde devam eder arkadaki oyunları Tipik ve Epik’in. Bir süre sonra maskelerini takmış, gelip sahnenin diğer tarafına yerleşirler)

KAHRAMAN: İnanın akşama kadar beklemek bana büyük hüzün veriyor. Olduğum yerden sizi seyredip duruyorum.

PRENSES ŞİİR: Ben de aynı şeyleri yaşıyorum inanınız ki.

KAHRAMAN: Umarım ikimizi aynı çocuk alır ve hiç ayrılmayız.

PRENSES ŞİİR: Bir çocuğun gelip beni almasını nasıl büyük bir heyecanla bekliyorsam, sizinle geçireceğimiz akşam saatlerini de aynı heyecanla bekliyorum.

Tipik: (Yaşlı cadı kılığında) su için teşekkür ederim. Al canım çekinme kendi bahçemden topladım bak ne güzel elma.

Epik: (Pamuk Prenses kılığında) Ne kadar iyisiniz. Ne güzel elmalar. Teşekkür ederim. (Elmayı alır, ısırıyormuş gibi yapar ve bayılır. Bütün hareketleri oldukça büyüktür iki oyuncunun da.)

Tipik: İşte başardım artık en güzel benim.

Epik: (Yerden komik bir şekilde kalkarak) yanıldın kötü büyücü işte orada en en güzel prenses.

Tipik: (Hayranlıkla bakarak) ona bir kötülük yapamam asla oyun bile olsa. Ama sana her şeyi yapabilirim. Gel buraya, elmanın hepsini yedireceğim sana.

(Koşuşturmaca yine başlar komik bir kovalamacadır.)

PRENSES ŞİİR: (Gülerek) Sizden daha iyi oyuncular görmedim.

Kahraman: (Gülerek) Dur prensesim. Böyle dersen sabaha kadar bırakmazlar bu gürültücü hallerini.

Bu arada Prenses Şiir ve Kahraman ortaya gelmişlerdir.

(Epik ve Tipik yeni maskeleriyle öndeki yerlerini alırlar.)

EPİK: Ben Robin Hood ve seni yendim kötü kont.

TİPİK: İşte haklı çıktım elinde kılıç var ve beni kılıçla yendin.

EPİK: Yanıldınız o kılıç değil, sadece büyülü asam.

TİPİK: Dur bir dakika bu masalda büyü falan yok ki.

EPİK: Ben yeniden yazdım ne var yani.

TİPİK: Olmaz bana ne kabul etmem…

(Onlar öne doğru sohbet etmeye gelmişken diğer oyuncaklar kendi aralarında bir oyuna başlamışlardır. Minimal bir halde oyuncaklar arasındaki hengâme devam ederken Oyun Hırsızı girer. Şarkısını söylerken Prenses Şiir’i fark eder.)

OYUN HIRSIZI:

HİÇ ÇOCUK OLMADIM Kİ

HİÇ OYUN OYNAMADIM

PAYLAŞMAYA NİYETİM YOK

ŞİMDİ HEPSİNİ İSTİYORUM

İnanmıyorum. Bu ne güzellik. Hiç bu kadar güzel bir prenses görmemiştim. Her ne olursa olsun benim olmalı.

İŞTE BURDA MELEK GİBİ BİR PRENSES

İÇİNDE SAKLIDIR BÜTÜN GÜZELLİKLER

ONUNLA BİRLİKTE GELECEK OYUNLAR

SONSUZA DEK BENİM OLACAKLAR

 

KÖTÜ DİYECEKLER ADIMA

OYSA KÖTÜ DEĞİLİM BEN

ÇIKMADI OYNAYACAK BİRİ KARŞIMA

ŞİMDİ HERKES RAZI OLACAK YAPACAKLARIMA

OYUN HIRSIZI: O oyuncağı mutlaka ama mutlaka istiyorum. Onu ele geçirmek için bir plan yapmalıyım. (Çıkar.)

KAHTAMAN: Sevgili prensesim, lütfen sarkıtın saçlarınızı yanınıza geleyim.

PRENSES ŞİİR: İşte salıyorum saçlarımı size zevkle. Gelin yanıma.

KAHRAMAN: Sevgili dostum tavşan bana yardım eder misin?

EPİK: (Tavşan kılığında) Tabii ki yardım ederim.

TİPİK: (Tekrar cadı kılığında) Dur bakalım. Oraya gidemezsin. Büyümü bozmana asla izin vermeyeceğim.

EPİK: Dur bakalım asıl sen onlara engel olamazsın.

TİPİK: Çok komiksin tavşan. Benim güçlerime karşı koyamazsın.

EPİK: Eyvah, çok kötü daldık oyuna. Hadi sabah olmak üzere yerlerimize dönmeliyiz. Biraz daha oyalanırsak yakalanacağız. Hadi çifte kumrular yerlerinize. (Bu anlar şakalaşmalar ve gülüşmeler içinde geçecek ve oyuncaklar yerlerini alacaklar. Oyuncaklarımızdan ikisi güneş ve ay kostümleri içinde günlerin geçtiğini belirten bir dans edecekler. Sonra yine bir başka geceye açılacak zaman ve Kahraman ile prensesin dansından sonra, düşürdüğü tacını almak için prenses sahnenin diğer köşesine geçtiğinde Oyun Hırsızı girer.)