“OYUN HIRSIZI- BİR AŞK MASALI” ADLI ÇOCUK OYUNUMUZUN ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜ.

Nisan 13, 2020 0 Yazar: admin

Oyun Hırsızı: (Elinde bir gül vardır.) Aman, aman ne güzel kokulu bir gül bu. Tam prenseslere layık. Bir prenses görsem de saygıyla ona sunsam bu nadide çiçeği.

Prenses: Aslında hiç doğru değil çiçeği koparmanız.

OYUN HIRSIZI: Haklısınız güzel prenses koparılmamaları çiçekler. Ama zaten koparmadım. Sadece yolda buldum.

PRENSES ŞİİR: Demek koparmadınız ve bir prensese layık diye düşünüyorsunuz o zaman onu zevkle alabilirim.

Oyun Hırsızı: Ama inanamıyorum. Siz bir prensessiniz. Ne şanslıyım. Buyurun diz çökerek önünüzde size sunuyorum bu güzel çiçeği.

Prenses: Ne güzel konuşuyorsunuz soylu efendim. Siz de herhalde bir prens olmalısınız.

Oyun Hırsızı: Hayır güzel prenses ben sadece bir gezginim. Ama verdiğim çiçeği koklamadınız.

Prenses: Tabii ki koklayacağım bu nadide çiçeği. (Prenses çiçeği koklar ve bayılır. Diğer oyuncaklar bu sahneyi izlemişlerdir. Masal Hırsızının arkasından hareket ederler ama Masal Hırsızı Prensesle birlikte sahneden uzaklaşmıştır.)

KAHRAMAN: Gördünüz mü prensesimizi kaçırdı o adam. Zavallı prensesimi bırak alçak adam.

TİPİK: Prensesi onun elinden almak için bir şeyler yapmalıyız.

EPİK: Hadi peşine düşelim o halde.

TİPİK: Ama nasıl, nereye? Bir anda gözden kayboldu.

KAHRAMAN: Olsun, sevgilimi kurtarmak için her şeyi göze alırım. Gidiyorum.

EPİK: Dur biz olmadan hiçbir yere gidemezsin.

TİPİK: Biz dostlarımızı asla yalnız bırakmayız.

KAHRAMAN: Siz gerçek dostlarsınız. Hadi o halde zaman kaybetmeyelim.

TİPİK: Ama çok zor ve çetin bir yolculuk olacak bu eminim.

Kahraman: Belki karlı dağlar aşmak zorunda kalacağız.

EPİK: Belki azgın dalgalarla boğuşacağız.

TİPİK: Rüzgârlı tepelerde yolumuzu kaybedeceğiz belki.

KAHRAMAN: Ama dostluk ancak böyle pekişir. Ne büyük zorluklarla savaşırsak savaşalım birbirimizi hiç bırakmayacağız.

EPİK: Belki kum fırtınaları içinde yolumuzu kaybedeceğiz. Ama dönüp baktığımızda birbirimizi göreceğiz arkamızda. (Arkasını döner ve arkadaşlarını göremez.) Neredesiniz dostlarım? Eyvah. Yapayalnızım, ne yapacağım şimdi buralarda. Korkuyorum. Lütfen ses verin. Yoklar. Yoruldum alabildiğine. Ve çok sıcak. Şu ağacın altında biraz dinlensem iyi olacak.