“OYUN HIRSIZI- BİR AŞK MASALI” ADLI ÇOCUK OYUNUMUZUN BEŞİNCİ BÖLÜMÜ.

Nisan 17, 2020 0 Yazar: admin

Oyun Hırsızı: (Yanında çırpınan prensesle girer) hadi prenses sakin ol artık. Öylesine uzaklaştık ki evinden seni burada kimse kurtaramaz.

PRENSES ŞİİR: Siz çok ama çok kötü birisiniz.

OYUN HIRSIZI: Asla ama asla kötü değilim.

PRENSES ŞİİR: Beni kaçırmanız kötülük değil mi yani?

OYUN HIRSIZI: Çocukken yapamadıklarımı büyünce ele geçirme fırsatı buldum ve bunu değerlendiriyorum. Benim hiç oyuncağım olmadı mesela.

PRESES ŞİİR: Oyuncakçı dededen isteseydiniz size bir sürü oyuncak yapardı.

OYUN HIRSIZI: Kimseyle oyun oynamadım. Diğer çocuklar hiç aralarına katmadılar beni. Bir suçlu arıyorsan onlar asıl suçlu.

PRENSES ŞİİR: Bu söylediklerinize çok üzüldüm. Ama bunların hiçbiri sizi haklı çıkarmaz. Bu yaşadıklarınızı yaşayan herkes aynı şeyleri yapsa düşünün dünya ne kadar kötü bir yer olurdu.

OYUN HIRSIZI: söylediğin şeylerin hiçbiri umurumda değil. Hadi yola devam edeceğiz. Yürü bakalım.

TİPİK: Sanki burayı daha önce görmüş gibiyim. Yoksa aynı yerde dönüp duruyor muyuz?

KAHRAMAN: Aslında sevgili dostum buradan defalarca geçtik. Bu ıssız yerlerde kaybolduk sanırım. Ama merak etme buradan kurtulacağız.

TİPİK: Ben artık çok yoruldum. Üstelik buradan hiç kurtulamayacakmışız gibi hissediyorum. Epik de kayboldu. Ya birbirimizi de kaybedersek. Korkuyorum. Çok korkuyorum.

KAHRAMAN: Merak etme. Çözeceğiz. Haklısın çok yorulduk. Şimdi şu karşıdaki ağacın altında biraz dinlenir kendimize geliriz.

TİPİK: O kuru ağaçtan mı bahsediyorsun? Bizi güneşten bile koruyamaz o. Ama neyse dinlensek iyi olacak.

GÜLEN AYVA: HAHAHA. İşte bak geldik.

AĞLAYAN NAR: ÜHÜHÜHÜ. Hayır, gelmedik. Hiçbir yerde değiliz.

EPİK: Ama yolu bildiğinizi söylemiştiniz.

AĞLAYAN N.: Hayır ben öyle bir şey demedim.

G. A. : Evet, evet. Ben söyledim ve işte getirdik seni.

EPİK: Getirdiniz mi? Nereye? Prenses Şiir buralarda bir yerde mi?

A. N.: Prenses Şiir mi? O da kim? Hem biz burada ne arıyoruz kuzum?      G.A.: aaa unuttum mu? Biz bu beyefendiye yardım ediyoruz? Hatta adı da şeydi? Neydi? Neydi? Sahi adınız neydi?

EPİK: Adım Epik. Ben ne diyorum? Ne anlatıyorum. Saatlerdir peşinizde dolaştırıp duruyorsunuz beni. Siz beni hatırlamıyorsunuz ama ben sizi tanıdım. Siz masal kahramanlarısınız. Gülen Ayva, Ağlayan Nar. Yazarını da biliyorum. Samed Berhengi.

A. N.: aaa o adı ben de hatırlıyorum. Ama ne yapmıştı onu hatırlayamadım.

G. A.: Ben de ben de hatırladım. Neyi hatırlayacaktık? Gülmekten hiçbir şeyi hatırlayamıyorum ki. (Birbirleriyle didişerek çıkarlar.)

EPİK: Yalnız kaldığıma üzülsem mi sevinsem mi bilmiyorum. Ama onlardan bana bir fayda gelmezdi. Saatlerdir dolaşıyoruz ve birbirleriyle kavga etmekten başka bir şey yapmadılar. Bu da ne? Bu Prenses Şiir’in elbisesinden bir parça. İşte şurada da bir tane var. Akıllı arkadaşım kesinlikle bilerek atmıştır bunları yere. Bu yoldan gitmeliyim. (Çıkar).