“ÜÇ KİŞİLİK MEDENİYET” ADLI OYUNUMUZUN DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜ.”

Nisan 26, 2020 0 Yazar: admin
“ÜÇ KİŞİLİK MEDENİYET” ADLI OYUNUMUZUN DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜ.”

(Adam ve Kadın semt adını duyunca birden kalakalırlar. Semt adı uygun yerlerde oynadıkça sürekli değişebilir. Korktukları belirgin bir şekilde yüzlerinden okunur.)
KADIN: Ne dediğini duydun mu? Haberde hırsızın bura-da ve yaralı olduğunu söyledi. Şimdi yaralı bir ayı gibi or-talıkta dolaşıyor. Üstelik silahlı. Lanet olsun. Lanet olsun. Lanet olsun. Mutlaka buraya gelecektir. Ne yapacağız? Ne yapacağız? Ne yapacağız?
ADAM: Tamam sevgilim. Sakin ol. Polisler peşindeymiş mutlaka yakalayacaklardır.
KADIN: (Adam’ın elinden kurtularak.) Sakin olmayaca-ğım efendim. Kapımızın önünde bir katil, bir cani dolaşır-ken ben sakin olamıyorum.
ADAM: Peki hayatım sakin olma ama, azıcık dinle beni inan bana birazdan yakalanacaktır. Boşuna pimpirikleni-yorsun.
KADIN: (Sesi gittikçe yükselerek.) Pimpirikleniyor mu-yum? Demek komşu haklıymış. Demek sen de onunla aynı fikirdesin. Demek ben pimpirikliyim. Bunların hepsi be-nim beynimin içindeki bir oyun öyle mi? Radyoyu duyma-dın herhalde. Sen kendinden başka hiçbir şey duymazsın zaten. Benim söylediklerimin de bir anlamı yok değil mi?
ADAM: Ne demek bu hayatım. Her akşam neler yaptığını sormuyor muyum?
KADIN: Sormak? Sadece sormak. Dinlemek. Hayır. Hiç sanmıyorum. Dinlediğini hiç sanmıyorum.
ADAM: Bak seni ne kadar dikkatli dinlemişim ki o yar-dımcı doçenti bile çok net hatırlıyorum. (Gülüp ortamı sa-kinleştirmeye çalışarak.) Hani şu sana âşık olan.
KADIN: Lütfen bunu söyleyip durma. Ben bir şeyleri ha-tırlamamandan değil genelde dinlememenden bahsediyo-rum. Kafanda başka şeyler oluyor dinliyor gibi görünüyor ama dinlemiyorsun.
ADAM: Tamam hayatım demek ki şikâyet ettiğin durum-lar var. Sakinleşince konuşalım bunları olur mu?
KADIN: Sakinleşmeyeceğim. Artık sakin ve iyi olmak is-temiyorum. O katil gelince de iyi olmayacağım. Silahın ne-rede? Silah nerede?
ADAM: Silah mı? Sen söyledin ve sattık ya. Evde bir sila-hın olması anlamsız. Biz başkalarını vurmak bir kenara, incitemeyiz bile diyen sendin. Ben de hemen sattım ya.
KADIN: Demek ilk defa dinledin beni. İlk defa dinledin ve bunun yüzünden ölümle burun burunayız. İnanamıyo-rum. Peki ben bu gece burada kalamayacağım. Şimdi ha-zırlanıp Nermin’e gitmek istiyorum.
ADAM: Nermin’in seyahatte olduğunu söylemiştin.
KADIN: (Paniğe kapılmıştır.) Unuttum. Şu an ne düşüne-ceğimi bilemiyorum.
ADAM: Sahi dün gece Nermin ne diye aradı seni? Yurtdı-şından aramasını gerektirecek kadar önemli olan neymiş?
KADIN: (Paniği gittikçe artarak.) Saçmalama ya ne bile-yim niye aradı. Hatırlamıyorum. Neyse ben hazırlanıp çı-kıyorum. Gerekirse bir otelde kalırım.
ADAM: Peki ya ben?
KADIN: Sen mi? Ne olmuş sana?
ADAM: Beni burada yalnız başıma mı bırakacaksın?
KADIN: Evet. Seni yalnız bırakacağım. Hayır yalnız değil-sin. Aynı fikirde olduğunuz komşularına gidebilirsin.