“ÜÇ KİŞİLİK MEDENİYET” ADLI OYUNUMUZUN DOKUZUNCU BÖLÜMÜ.”

Nisan 30, 2020 0 Yazar: admin
“ÜÇ KİŞİLİK MEDENİYET” ADLI OYUNUMUZUN DOKUZUNCU BÖLÜMÜ.”

RADYO: Canlarım yine ben. Yani ben program yapmak, şiirler okumak ve şarkılar anons etmek istiyordum. Kabil etmeyip sen haber… ne var ya ne var. Tamam okuyacağız haberi. Ya kaçmıyor. Şurada bir şiir okuyayım görün bak nasıl sevilecek. Ne devam edersem kovacak mısınız? Tamam ya tamam okuyoruz işte. Soygun olayıyla ilgili bilgilerimiz boyut iletmeye devam edecek. Onu bir yakalanmak üzere. Çemberi…,…,…, sokaklarına kadar daraltıldığı ve o bölgedeeki polis faaliyetlerinin artırılması, bölgeye özel harekatçıların sevk edildiğini bildirdi. Şimdi müzik yayınımıza geçiyoruz. Çemberi daraltmak lafından başka laf yok zaten. Ne biçim editörsünüz siz ya. Hep aynı şeyleri yaz dur. Ne müzik yayınına geçemedik mi? Söylediklerim duyuluyor mu? Sözlerini tekrarla mıyım mı? Haklısın tekrarladıkça duyuluyor.

KADIN: Duydunuz mu? Bizim sokağı da saydı. Ve ben ne olursa olsun burada duramam artık. Gitmek istiyorum.

ADAM: Tabii hayatım korkarak burada durma. Bu korkuyu yaşamasın aşkım.

VEYSEL EFENDİ: Tam da bunu demiştim işte. Hiç yanılmaz. Kadın kaleye bayrağı dikti.

Adam bir bir durur fark fark etmek. Diğerleri garip garip koşmaya devam ettirler.)

ADAM: Durun sadece havai fişekmiş. Durun dedim. (Bağırarak.) Durun.

KADIN: Ne dedin? Havai fişek mi? Lanet olsun. Şimdi düğün yapmak gece mi ya? Beni çıldırtmaya mı çalışıyor herkes bu gece?

VEYSEL EFENDİ: Varsayılan olarak ne yalan söyleyeyim ben de korktum bu.

KADIN- ADAM: Sen sus.

ADAM: Tamam bir sakin olalım. Ne biçim gece ya. Bir gecede bütün bir hayat yaşamış gibi olduk.

(Telefon çalar. Sesi öyle yükseltektir ki ödleri kopar. Kadının telefonudur. Kadın telefonu alır.)

KADIN: (Paniğe kapılır ismi okuyunca) Nermin arıyor. Allah Allah. Herhalde hırsızlık olayını duydu. Efendim. Nasılsın canım? Evet evdeyiz. Haberi mi duydun? Ha. Demek merak ettin. İyiyiz canım. Merak etme. Evet evet evde tabii. Ama ben bir ara çıkıp başka bir yere gitmeyi öğreninüm. Yok yok gelmen doğru olmaz. (Bu lafı duyan Adam ve Veysel Efendi şaşkınlıkla sizin bakarlar.) Yani merak etmene gerek yok. Olmaz canım. İnan bana iyiyiz. Birazdan yakalarlar zaten. (Diğerlerine duyurmaya çalışarak.) Hadi yurt dışında çok yazar sana kapatalım. Peki aşkım şey canım bay bay. Merak olduğu kızcağız. O arayınca sakinledim biraz.

(Sessizlik).