“ÜÇ KİŞİLİK MEDENİYET” ADLI OYUNUMUZUN ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜ.

Mayıs 5, 2020 2 Yazar: admin
“ÜÇ KİŞİLİK MEDENİYET” ADLI OYUNUMUZUN ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜ.

KADIN: (Alkışlar.) Büyük bir oyuncusun. Bence bırak her şeyi oyunculuğa başla. Biz de gelir sahnede yalanlarını izleriz. Gerçek hayattaki gibi kim olduğu belli olmayan bir şizofren gibi bir sürü rol oynarsın.

ADAM: Bu sahnede hiçbir zaman yalnız değiliz hanımefendi. Siz de benimle birlikte oyunlar oynayıp durdunuz.

KADIN: Evet. En az senin kadar yalancı ve hırsız olabiliriz.

VEYSEL EFENDİ: Yok yok kendi adınıza konuşsanız iyi olur.

KADIN: Vay vay vay. Dürüstlük abidesi Veysel Efendi. Demek siz çok temizsiniz.

VEYSEL EFENDİ: Biz fakir insanlar sizden daha temiziz. Biz küçük dünyamızdan, küçük ihtiyaçlarımızla yaşar gideriz. Bizim emeğimizden başka satacak bir şeyimiz yok ki. Boğaz tokluğuna bir hayat işte.

KADIN: Bizler niye bu kadar rahatız diye düşündünüz mü hiç Veysel Efendi? Hep sizin yüzünüzden. Siz olanları kabul ettiğiniz için oluyor her şey. Karşı çıkmadığınız için. Bütün yalanların asıl mimarı sizsiniz. Çünkü aslında en büyük yalanlar sizi kandırmak için söyleniyor. Öyle çok insan bütün hayatını sizin kandırılmanız için harcıyor akılınız şaşar. Mesela büyük profesörümüzün bile asıl görevi bu.

ADAM: Ben mi? Haklı çıkmak için yine beni işin içine sokmak. Tebrik ederim.

KADIN: Haksız mıyım? Sizin teorisini yaptığınız şey onların kandırılması üstüne kurulmuyor mu? Yapın, çalışın, her şeyinizi satın siz de zenginler gibi yaşayabilirsiniz. Peki söyleyin beyefendi her şeylerini ama her şeylerini satsalar bile o zenginler gibi yaşayabilirler mi?

VEYSEL EFENDİ: Neden olmasın? Ben de sizin gibi yaşamak istemez miyim sandınız? Ben de evime adını bile söyleyemediğim etler almak istemez miyim? Karıma güzel güzel hediyeler almak benim hakkım değil mi? Ya da çocuklarımız güzel güzel okullarda okutmayı hak etmiyor muyum sizce?

ADAM: (Bağırarak.) Hak ediyorsun evet. Ama susuyorsun lanet olası. Susuyor ve olabilecekmiş gibi çalışıp duruyorsun. Elindeki açlığı kaybetmemek için susuyorsun.

KADIN: İlk defa haklısınız beyefendi.

VEYSEL EFENDİ: Peki sizin gibi koca koca adamlar bize bunun doğru olduğunu söylerken ne yapalım?

KADIN: Susun ve kabullenin.

ADAM: Evet ben kandırdım sizi. Geldiğim yeri unutup ben yalan söyledim. İtiraf ediyorum. Ama siz kabul ettiniz. Suçlusu sizsiniz.