AŞK İMİŞ YAZI DİZİSİ- 1

Haziran 2, 2020 0 Yazar: admin
AŞK İMİŞ YAZI DİZİSİ- 1

 

“Büyük aşklar yolculuklarla başlar” diyor şair. Büyük aşkları yalnız tarihteki büyük kadınlar ve erkekler yaşamış sanırız. Çünkü bütün tarih onları yazar. Oysa o büyük insanlar her daim bizim omuzlarımızda yükselmişlerdir. Yüce Roma o kadar büyük olamazdı yapı işçileri olmasaydı mesela, Büyük İskender aşçısı olmasa büyük olamazdı. Sezar, esirleri olmasa Galalıları yenemez, Galalılar da Sezar’a karşı gelemezdi adsız sansız askerleri olmasa. Ama ne yazık ki tarih her şeyi onlara atfetmiştir. Ve o tarihi kaleme alanların birçoğunun adını bile bilmeyiz. Nasıl ki kutsal bir şenlik gibi yaşasa da aşkı adını bilmediğimiz bir sürü köle olduğu gibi. Zaferlerde de aşklarda da hep onların zaferleri ve hezimetleri anlatılagelmiştir. Oysa biz küçük insanların aşkları en az onlarınki kadar büyüktür. En az onlarınki kadar tutkulu, en az onlarınki kadar acı çektiren, en az onlarınki kadar şehvetli, en az onlarınki kadar… Burada üç nokta koyuyoruz yazımıza. Varın siz getirin gerisini diye. Bir sürü sıfat ekleyebiliriz aşkın yaşanış biçimi için. Çünkü onlar ne ve nasıl yaşıyorlarsa aşklarını biz küçük, onların gözünde mini minnacık insanlarda aynı şekilde yaşarız. Çünkü aşk başlı başına büyük ve görkemli bir duygudur. Belki de tanrının en büyük lütfudur biz insanoğluna. Bizim berbat etmekte en becerikli olduğumuz ve yaşamayı çok az insanın başarabildiği bir hazine.

Onlara öykündüğümüz için zaten yazılıp çizilmiş, binlerce yıldır anlatılagelmiş, bazıları dillere destan olmuştur o aşklar. Onlar gibi olmak istediğimiz için. Onları sırça köşklere yerleştirip ellerimizle, sonra onları kıskandığımız için. Ey köle kalk ayağa, “Bir efendinin nasıl bir efendi olacağına kölesi karar verir”

Dur diyeceksiniz bana, ağır ol birader atıp tutuyorsun da bir sürü küçük insanın aşkını da anlatır bize tarih.

Asıl siz ağır olun baylar ve hanımlar. Ben bunca zaman boşuna okuyup yazmadım, dirsek çürütmedim, mürekkep yalamadım, üstüne üstlük bu saçları değirmende ağartmadım. Sizin dediğiniz ya mitolojilerde olur ya da o aşklar biliniyorsa sonradan büyümüştür o adam ya da kadın.

Burada büyük kavramı biraz ironi içermektedik. Bu programda anlatacağımız aşk hikayelerinin kahramanlarını biz zaten pek de büyük olarak görmüyoruz. Tırnaklarla kazımadan yeşeren tohumu, çakmak taşıyla yakılmayan ya da tanrılardan çalınmayan ateşi, …….      … Uzun lafın kısası insanoğlu yani kıssadan hisse ve dahi lafı kısa kesmek gerekirse aslından ben uzun konuşmayı sevmem, kısacası ne diyecektim ya Hu karıştı her şey.