AŞK İMİŞ YAZI DİZİSİ- 2 “KANUNİ VE HÜRREM”

Haziran 2, 2020 0 Yazar: admin
AŞK İMİŞ YAZI DİZİSİ- 2 “KANUNİ VE HÜRREM”

 

Dönelim yazımıza. Efendim bu sayfada yeni bir yazı dizisiyle merhaba diyoruz sizlere. Tarihteki büyük aşkları anlatacağız. Programımızın adı “ AŞK İMİŞ”. Fuzuli’nin dediği gibi “Aşk imiş her ne var alemde/ İlm bir kıyl ü KÂL imiş ancak”. Yaklaşık on beşer dakikalık bölümler halinde size tarihteki büyük aşlardan bahsedeceğimiz bir programla çıkıyoruz karşınıza.

Bu ilk yazımızda bundan 500 yıl öncesine yelken açıyoruz. Bir İmparatorluğun en görkemli yıllarını yaşadığı bir döneme. Dünyanın en güzel şehrinde, neredeyse bilinen dünyanın yarısının sahibi bir imparatorluğun başşehri olan gerdanlıkların en şahanesi, her daim ademoğlunu sarhoş etmiş ve aşkın en güzelini yaşatmış, sahip olunmak için nice canlardan geçilmiş ama O’nun hep hancı, zapt edenin de sadece yolcu olduğu şehir İstanbul. Ve o şehrin bir diğer yolcusu, imparatorlar imparatoru, Avrupa’yı dize getirmiş bir hükümdar zamanındayız. Kanuni Sultan Süleyman ve işte sultanlar sulatanını yekpare vücut aşk etmiş, maşukun gönlünde harikulade bir kadın Hürrem Sultan.

Sade bir imparator değildir Kanuni Sultan Süleyman. Şiirler dize en şahane ilmikler gibi kelimeleri dizer yan yana, şiirler döker insanoğlunun ruhuna. Hürrem’de en az onun kadar şairdir. Belki kelimelerden dokumaz evrenini ama şiirden cennetler yaratır sultanının gönlünde.

Hürrem Sultan’ın yazdığı bir mektup ulaştı günümüze. Cümlelere bakın ki siz de bir zamanlar bir erkeğe ya da bir kadına aynı şeyleri yazdınız ya yazmadıysanız bile bunları hissettiniz.

Aşk hangi diyarda, hangi tabakada yaşanırsa yaşansın benzer şekilde kendini gösteren bir canavar, bir cennet ya da bir cehennemdir. Ne olduğuna varın siz karar verin.

Hürrem, cihan padişahının biricik gözdesi şöyle yazıyor gönünün sultanına;

“Allah’tan tek dileğim ve yüreğimin biricik arzusu, size tekrar kavuşabilmek ve ışık saçan yüzünüze bir defa daha bakabilmektir. Artık bir daha ayrılık olmasın. Rabbimden elbette dilerim ki benim sultanım, candan ve gönülden sevdiğim şahım, dünyada ve ahirette hep mutlu olasınız. Düşmanlarına karşı daima zaferler kazanasınız. İyi biliyorum ki benim sultanım, bu kulunu, kaderin bir cilvesi ile gördü ve sevdi, bu kuluna mutluluk ve huzur ihsan etti. Bu cariyesinin gözyaşlarını dindirip sevindirdi. Sultanım sayesinde doğru yolu bulup iman ettim. Bu yüzden, mutlu olacağım gün, sadece size kavuşacağım gündür. Size gözyaşlarımı damlattığım bir elbise gönderdim. Hatırım için giyesiniz.”